İçeriğe geç

1 ders kaç dakika olmalı ?

“1 ders kaç dakika olmalı?”

Eğitim dünyasında sıkça sorulan ve görünüşte basit gibi duran bir soru vardır: bir ders süresi ne kadar olmalı? Bu soru, aslında hem tarihsel olarak hem de günümüzde akademik açıdan pek çok tartışmayı beraberinde getiriyor. Bu yazıda bu soruyu üç düzeyde ele alacağız: tarihsel arka plan, günümüzdeki tartışmalar ve pratik öneriler.

Tarihsel arka plan

Eğitim kurumlarının ortaya çıkmasından bu yana “ders süresi” değişkeni farklı biçimlerde uygulandı. Orta çağ manastır okullarında ya da klasik çağ akademilerinde tek dersi birkaç saat aralıksız sürdürmek yaygındı. Örneğin John Dewey gibi 20. yüzyıl başı eğitim filozofları, okul derslerinin bireysel öğrenci farklılıklarına göre daha kısa bloklara bölünmesi gerektiğini savunmuşlardı.

Türkiye’de ise Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren Batı modelleriyle birlikte “süreli ders” sistemi yaygınlaştı; 40–45 dakikalık dersler, birkaç ders arkasından teneffüs uygulamaları gibi günümüze yakın biçimler benimsenmeye başlandı. Bu sistem, öğrencilerin dikkati, öğretmenin hazırlığı ve okul gününün örgütlenmesi açısından makul bir çözüm gibi görülüyordu.

Yani: bugün kullandığımız “45 dakika / 50 dakika” gibi klasik ders sürelerinin kökeni, pedagojik ihtiyaçlar, kurumsal düzenlemeler ve pratik yönetim ihtiyaçlarının kesişiminden doğdu.

Günümüzdeki akademik tartışmalar

Bugün tüm dünyada “ders süresi” üzerine araştırmalar artıyor. Bu araştırmaların bir kısmı, ders süresinin doğrudan öğrenme çıktılarıyla güçlü bir korelasyona sahip olmadığını gösteriyor. Örneğin bir blog yazısında şöyle deniyor: “What matters more than the length of lesson … is how teachers use the time they’ve got.” [1]

Araştırmaların bazı önemli bulguları şöyle:

– Uzun ders sürelerinin, öğrencilerin dikkatini koruma açısından sorun yaratabileceği gösterilmiş durumda. Örneğin, 30‑45 dakikanın üzerinde ders sürdüğünde dikkatin düşmeye başladığı yönünde veriler var. [2]

– Öte yandan, çok kısa derslerin de sınıf içi etkinlik zamanını daraltarak öğretmenin ve öğrencilerin yeterli derinliğe ulaşmasını engelleyebileceği vurgulanıyor. Mesela yüzeysel anlatım ya da aceleyle geçirilen içerikler ortaya çıkabiliyor. [3]

– Üniversite düzeyinde yapılan bir çalışmada, aynı haftalık ders saati toplamı altında farklı dağılımların öğrenci tercihleri ve performansı üzerinde etkili olduğu görülmüş. Örneğin “haftada üç kez 1 saat”, “iki kez 1½ saat” gibi farklı model karşılaştırılmıştır ve öğrenciler ikincisini daha olumlu bulmuştur. [4]

– Türkiye’de ve farklı ülkelerde “blok ders” uygulamaları (örneğin 90 dakika ya da 120 dakika tek oturum) yaygınlaşıyor. Bu uygulamalar, öğretmenin daha derinlemesine etkinlik yapmasına olanak tanıyor ancak öğrenci dikkati ve kurum yönetimi açısından farklı zorlukları da beraberinde getiriyor.

Bu tartışmalar sonucu şu çıkarımlar yapılabiliyor:

1. Ders süresi tek başına belirleyici bir faktör değil: öğretimin kalitesi, etkinliklerin çeşitliliği ve öğrencinin aktif katılımı da çok önemli.

2. Ders süresi ile dikkat süresi arasında bir denge var: öğrencinin aktif olarak odakta kalabileceği süre sınırlı.

3. Farklı düzeylerde (ilkokul, ortaokul, lise, üniversite) ve farklı içeriklerde (anlatım, uygulama, laboratuvar) ideal süre değişebiliyor.

Türkiye özelinde ve uygulama önerileri

Türkiye’de genel olarak okullarda 40–45 dakikalık ders süreleri yaygın. Bu süre geleneksel olarak kabul edilmiş olsa da yukarıdaki araştırmalar “süreyi yeniden değerlendirme” gereğini gösteriyor. Örneğin:

– İlköğretim düzeyinde öğrencilerin dikkat süresi daha kısa olabilir, dolayısıyla 30–40 dakika aralığı daha uygun olabilir.

– Orta ve lise düzeyinde ise 40–50 dakika, öğretmenin yapılandırdığı etkinliklerle verimli hâle getirilebilir.

– Üniversite düzeyinde ve özellikle laboratuvar ya da atölye çalışmaları için 75‑90 dakikalık blok dersler düşünülebilir; ancak bu durumda dersin monoton anlatımdan ziyade etkinlik‐çalışma‐geri bildirim üçlüsünden oluşmasına dikkat edilmeli.

Sonuç: ne süre olmalı?

Özetle: “1 ders kaç dakika olmalı?” sorusuna tek bir “ideal süre” cevabı vermek doğru değil; ama öneri olarak şöyle diyebiliriz:

– 30‑40 dakika: İlköğretim düzeyinde, anlatım‐etkinlik dengesi kurulduğunda.

– 40‑50 dakika: Orta ve lise düzeyinde klasik ders modeli için makul.

– 60‑90 dakika: Üniversite, atölye, laboratuvar veya proje bazlı dersler için uygun; ancak dersin yapılandırması bu süreye uygun olmalı.

Bu öneriler ışığında her eğitim kurumunun kendi öğrenci profiline, ders içeriğine ve öğretim yöntemine göre süreyi uyarlaması, sadece “süreyi uzatıp bırakmak” yerine etkinliği artıracak tasarımlar üzerinde durması en kritik husus olacaktır.

Sources:

[1]: https://www.learningandthebrain.com/blog/the-best-length-of-time-for-a-class/?utm_source=chatgpt.com “The Best Length of Time for a Class – Learning and the Brain”

[2]: https://tenneyschool.com/what-is-the-real-ideal-class-length/?utm_source=chatgpt.com “What is the Real Ideal Class Length? – Tenney School”

[3]: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1477388013000182?utm_source=chatgpt.com “The distribution and utilization of class time: How long should class …”

[4]: https://www.academia.edu/6800035/EvaluationsandStudentPerformanceOptimalClassLengthinMarketingUndergraduateClassesAnExaminationofPreferenceInstructor?utmsource=chatgpt.com “(PDF) Evaluations, and Student Performance Optimal Class Length in …”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
hiltonbet güncel