Zeyil Ne Demek? Kökeni Nereden Geliyor?
Kayseri’nin sıcak ve samimi havasında, sokaklarda gezdiğim her an, bir başka kelimenin, bir başka anlamın beni büyülemesine tanık oluyorum. Bazen, eski kitaplarda rastladığım kelimeler, bazen de bir sokak sohbetinde kulağımda yankı bulan anlık bir laf, kafamda dönüp duruyor. Geçenlerde de böyle bir kelimeyle karşılaştım: Zeyil. İlk defa duyduğumda, ne olduğunu tam çözemedim. Ve işte o an, bir kelimenin kökenine dalmak için başımı kucakladım. İşte size, Zeyil’in ne demek olduğunu öğrenmeye çalışırken yaşadığım o anı anlatacağım.
Bir Anlık Heyecan
Bir kış günüydü. Kayseri’nin soğuk havası, buram buram kar kokusuyla burnuma geldiğinde, bir kahve içmek için yoldan geçen küçük bir kafeye girmeye karar verdim. Kapıyı itip içeri adımımı attım ve sıcak havaya karşı, içimdeki soğuk havayı orada bırakıp kendimi bir köşeye attım. Karşımdaki masada birkaç genç, sohbet ediyordu. En dikkatimi çeken, tam önümdeki pencereye yakın oturan ve çantasında eski bir kitap taşıyan bir kadındı. Kitabını öyle bir şekilde çeviriyordu ki, hiçbiri farkına varmadan kelimelerin arasında geziniyor gibiydi.
İçimden bir dürtüyle ona yaklaştım, başını kaldırdı ve gözlerimde bir parıltı gördü. Göz göze geldiğimizde “Zeyil” kelimesinin anlamını öğrendim. Hemen kaydettim, unutmamak için.
Zeyil’in Derinliği
Zeyil, aslında Arapçadan Türkçeye geçmiş bir kelimedir ve “ek” veya “ilave” anlamına gelir. Ama içindeki bu ek kelime, birçok bakımdan kendi hayatımıza dokunur, onu bir kenara bırakmamıza izin vermez. Çünkü, bir ek gibi hissettirse de, bazen bir ilişkinin içindeki minik bir değişiklik, bir hikayenin farklı bir şekilde ilerleyişi, bir yazının sonuna eklediğimiz o birkaç cümle de zeyildir.
Zeyil, dilin sadece bir parçası değildir. Hayatımıza dokunan, bize küçük değişikliklerle büyüleyen bir anlam taşır. İşte tam da bu yüzden, o anda, kafemde otururken, her şeyin anlam kazanması gibi hissettim. Bazen bir kelimenin derinliğine inmek, insanın kendisini bulmasına yol açar. Yavaşça fark ettim ki, bir ilişkide ya da bir hayatın akışında bazen küçük bir zeyil, her şeyin gidişatını değiştirebilir.
Bir Kayseri Sokak Hikâyesi
Hikayeye gelirken, aklıma geldi ki, Kayseri’nin dar sokaklarında gezdiğimizde de sürekli bir şeyler eklenir. Bir sokakta yürürken, eski taşlardan dökülen suyun sesini duyar, aniden gözlerimizin önünden kayıp giden bir kuşun varlığına hayran kalırız. Bu anlık olaylar, bir zeyil gibi, hayatımıza renk katar. Zeyil’in kökenindeki anlam, bu sokaklarda da kendini gösteriyor aslında. Her şeyin birer ek olduğunu, bir araya geldiğinde büyüleyici bir bütün oluşturduğunu düşünmeden edemiyorum.
Bazen geçmişin her hatırası, bir anıya eklenir. Ya da bazen yaşadığımız bir kırgınlık, birkaç kelimeyle başka bir yön alır. Zeyil gibi küçük ama anlamlı eklemelerle, hayat adeta yeniden şekillenir.
Hayal Kırıklığı ve Umut
Bazen kelimeler, yalnızca anlamlarıyla kalmaz. Ya da anlamları bazen bizim beklentilerimize uymaz. O gün de zeyil, içinde bir hayal kırıklığı taşır gibi geldi. Kelimenin anlamına bakınca, eklenmiş olmanın, aslında hayatın gidişatını değiştirmesi gerektiğini düşündüm. Ama sonra fark ettim ki, zeyilin bir kökeni olduğu gibi, hayatta da yaşadıklarımızın bir kökeni vardır. Zeyil, bir anlamda “her şeyin sona eklenen bir parça” olduğu gibi, hayatımızda da her duygunun, her düşüncenin kökeni vardır. Kimi zaman hayal kırıklıkları, zamanla beklenmedik şekilde umutlara dönüşebilir.
Zeyil, hayatın verdiği zorlukların, yaşadığımız düşüşlerin ve sıkıntıların üzerine koyduğumuz umutlarımız, eklediğimiz sevda cümleleriyle hayat bulur.
Zeyil: Sonra Ne Olur?
Ve işte ben de böyle düşündüm. Bir kelime ve onun anlamı, belki de yaşamamız gerekenin bir yansımasıdır. Her şeyin sonunda, eklediğimiz birkaç kelime, birkaç duygu, hayatı anlamlı kılacaktır. Zeyil, bir ek değildir sadece. Bir iz, bir hatıra, bir geleceğe dair umut bile olabilir. Onunla yaşamak, onunla devam etmek; her ne olursa olsun, her zaman yeni bir anlam yaratmaktır.
Bütün bunları düşündükçe, o günün akşamında bir kez daha kafemi terk ettim. Kayseri’nin ışıkları, caddelerinde yürüyen insanlarla bir arada kaybolurken, hayatın bana sunduğu her küçük zeyilin farkına vararak yürümeye devam ettim.