İçeriğe geç

Depremde masa altına girilir mi ?

Depremde Masa Altına Girilir Mi?

O anı unutmak mümkün değil. O gürültü… O ses… Sanki dünya bir anda devrilip üzerimize düşecekmiş gibi hissettim. O sabah her şey normaldi. Kayseri’de kışın soğuk, ama hava sakin. Evim, bizim küçük ama sıcak apartmanımız. Öyle birdenbire başımıza gelenleri o an anlayamamıştım. Depremdi, evet. Ama kimseyi uyaracak bir şey yoktu. O kadar ani oldu ki… Hiçbir şey söylemeden, sadece o korkuyu içinde hissettin. Sonra bir soru belirdi kafamda: Masa altına girilir mi? Ya da gerçekten girilmeli mi?

O Anın Sessizliği

Depremin ilk saniyeleri, sadece bir anda olan bir şey gibi geldi. Aniden yere düşen objeler, penceremden yükselen toprak kokusu… Hıçkırıklarımı tutamıyordum. Evimin duvarları, çatlaklar ve kırıklar içinde çığlık atıyordu. Ama ne yapacağımı hiç düşünemedim. Yalnızdım.

O kadar dağınıktım ki, o kadar çok düşünceler birbirine karıştı ki, sadece bir şey yapmak istedim. Masaya ne kadar yakın durabilirim ki? “Hadi, masa altına gir.” diyordu içimdeki ses. Ama birden bir başka ses daha geldi: Gerçekten mi? O kadar basit mi?

Gözlerim kararmıştı. Ayaklarım hâlâ yerden kesilmiyordu. O an sadece düşecek bir şey arıyordum. Diğer odadan annem çığlık attı. Her şey kayboluyordu. Sadece o anın korkusu vardı, başkası yoktu.

Masa Altına Girilir Mi?

Herkesin bir önerisi vardı. “Masa altına gir!” dediler. “Kapı aralığında durma, masa altına gir!” Ama hâlâ sorularım vardı. Masa altı gerçekten güvenli miydi? İster inanın ister inanmayın, o sırada beynim her türlü tecrübe ve bilgiden çok daha fazlasını alıyordu. Ya ölürsem? Ya o masa altında da kalırsam? Ya o kadar küçükse, ama gerçekten yeterince koruyamıyorsa?

Bir yandan da, “Gerçekten bununla baş edebilecek miyim?” sorusu beynimi kemiriyordu. O kadar basit değildi. O kadar kolay…

Annemin Sesini Duyduğumda

O an annemin sesini duyduğumda, bir şeylerin değiştiğini hissettim. “Sana bir şey olacak mı?” diye düşündüm. Annemin her zaman ne kadar güçlü olduğunu bildiğim için, bir şekilde onun da benim için bir şeyler yapması gerekiyordu. O bana güvense, ben de güvenir miydim? Kendi korkumla yüzleşmek, hem annem hem de ben için zordu. Ama onu yalnız bırakmamam gerektiğini düşündüm. O an, birinin yanında olmak gerektiğini fark ettim.

Deprem tam ortadayken, belki de masa altına girmeliydim. Ama işte korkularım, yerini sevgime, annemin varlığına bıraktı. “Gel buraya” dedi, bir elimi tutup bana doğru çekerek. O anda ne masa altı, ne de başka bir şey düşündüm. O kadar ağır bir anın içinde, sadece birlikte olmanın ne kadar önemli olduğunu hissettim.

O Anı Hatırlamak

Sonrasında, deprem durduğunda her şey sanki donmuş gibiydi. Yavaşça geriye doğru, adım atarak ilerledim. O küçük odanın duvarları, hayatta olduğumuzu hatırlatıyordu. Evdeki bazı şeyler yıkılmıştı ama hayat devam ediyordu. O korku, o büyük an, hayatımda hiçbir zaman bu kadar gerçek ve sarsıcı olmamıştı.

Depremde masa altına girmenin gerçekten işe yarayıp yaramadığını kimse bilemez. Ama o an, bir şeyleri daha net anlamaya başladım. Masa altı, bir nevi koruma alanı gibi hissettiriyor; ama sadece bedensel güvenlik değil, ruhsal bir güvenlik de gerektiğini fark ettim. Belki de güvenlik, bazen duygusal destekten gelir. O yüzden belki de masa altına girmek, sadece bir fiziksel eylem değil, bir içsel koruma alanıydı.

Yaşamın Gerçekliğiyle Yüzleşmek

İçimde büyük bir boşluk vardı. İnsan bazen korkularıyla yüzleşmek zorunda kalır. Ama bir yandan da, o korkunun ardından gelen hayatta kalma içgüdüsü seni başka bir yere taşıyor. Bir zamanlar her şeyin sıradan olduğu o anların ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlamaya başladım. Çünkü deprem gibi büyük bir olay, ne kadar da hazırlıklı olsan, hiçbir şeyin kesin olmadığını hatırlatıyor. Bugün varız, ama yarını kimse garanti edemez. O yüzden belki de masa altı, bazen işte o anı hatırlatmak, hazırlıklı olmaya çalışmak içindir.

Sonuç: Duyguların Karşısında Masa Altı Ne İfade Ediyor?

Depremde masa altına girilir mi sorusunun cevabı bir noktada evet, ama bir noktada hayır. Gerçekten güvenli bir alan oluşturmak için sadece bir masa altı yetmez. Duygusal olarak da korunduğumuzu hissetmemiz gerekir. Belki de o masa altı, bizlere sadece bir ilk yardım gibi gelir, ama gerçek güvenlik için başka şeylere de ihtiyaç vardır.

O gün, kaybettiğimiz şeyin bir kısmını geri almak, belki de hayatı olduğu gibi kabul etmekti. Depremler, sarsıntılar ve korkular, bir bakıma insana içsel bir cesaret kazandırıyor. Bunu kabul etmek, hayata karşı başka bir saygıyı doğuruyor. Ama en önemlisi, o kadar küçük bir alanda olsanız da, sevdiğiniz insanlarla birlikte olmak ve yaşamak her şeyin önündedir.

O yüzden, belki de masa altı, bu anlamda bizi sadece geçici bir süreliğine güvenceye alabilir. Ama asıl güven, sevgi, dayanışma ve birlikte olmakla gelir. O anları düşünün, hayatın kıymetini gerçekten anlayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
hiltonbet güncelTürkçe Forum