İnkumu Plajı’nda Duş Var mı? Edebiyatın Temizlenme, Arınma ve Anlatı Üzerine Düşünmesi Merhaba değerli okurlar, Liliapp olarak İnkumu Plajı’nda duş var mı konusunu anlaşılır bir çerçevede işliyoruz. Kelimeler yalnızca iletişim araçları değildir; aynı zamanda bir dünyayı kurma biçimidir. Bir anlatı, gerçeği yansıtmaz sadece, onu yeniden üretir. Bazen bir sahil şeridinde yürürken duyulan rüzgâr, bazen tuzlu suyun cilde bıraktığı iz, bazen de basit bir soru—“İnkumu Plajı’nda duş var mı?”—bir metnin kapısını aralar. Bu soru, görünüşte pratik bir bilgi arayışıdır; fakat edebiyatın alanına girdiğinde, arınma, dönüşüm ve bedenin anlatı içindeki konumu üzerine geniş bir düşünme alanına dönüşür. İnkumu Plajı bu bağlamda yalnızca…
Yorum BırakUygulama ve Eğlence Yazılar
Giriş: Denizle Toplum Arasında Kurulan Sessiz Bağ Liliapp ekibi olarak bugün Bartın Çakraz Denizi nasıl konusunu hem kolay hem de detaylı biçimde anlatıyoruz. Deniz kıyısına yaklaşırken insanın zihninde yalnızca suyun görüntüsü değil, aynı zamanda o suyla kurulan toplumsal ilişkiler de belirir. Çakraz kıyısına bakarken hissedilen şey sadece serin bir esinti ya da dalgaların ritmi değildir; aynı zamanda bu kıyının nasıl kullanıldığı, kimlerin burada görünür olduğu, kimlerin kendine alan bulabildiği ve kimlerin daha arka planda kaldığıdır. Bartın Çakraz Denizi üzerine düşünmek, bir doğa parçasını anlatmaktan çok daha fazlasını, yani toplumsal yapının suyla, kıyıyla ve bedenle kurduğu ilişkiyi anlamaya çalışmayı gerektirir. Bu…
Yorum BırakAkıllı ilaç hangi kansere iyi gelir? İstanbul’da günlük hayat, eşitsizlikler ve görünmeyen hikâyeler Liliapp ailesine merhaba! Bu içerikte “Akıllı ilaç hangi kansere iyi gelir” hakkında kapsamlı bir rehber hazırladık. İstanbul’da sabah erken saatlerde metroya binildiğinde, aynı vagonda bambaşka hayatların yan yana aktığını görmek mümkün. Bir yanda elinde tahlil sonuçlarıyla hastaneye yetişmeye çalışan bir hasta, diğer yanda iş görüşmesine giden genç bir kadın, biraz ötede yaşlı bir adam sessizce camdan dışarı bakıyor. Bu kalabalığın içinde “Akıllı ilaç hangi kansere iyi gelir?” sorusu, sadece tıbbi bir merak değil; çoğu zaman yaşamın devam edip etmeyeceğine dair bir umut arayışı gibi duruyor. Bir sivil…
Yorum BırakGörünmeyen Maddeler, Görünür Yaşamlar: Alüminyum ve Kültürün Kesiştiği Nokta İnsan yaşamı çoğu zaman yalnızca biyolojik süreçlerle açıklanamaz; günlük hayatta temas ettiğimiz maddeler, nesneler ve teknolojiler aynı zamanda kültürel anlamlar üretir. Alüminyum da bu maddelerden biridir. Mutfak kaplarından ambalajlara, tıbbi araçlardan sanayi ürünlerine kadar uzanan geniş kullanım alanı, onu modern yaşamın neredeyse görünmez bir bileşeni haline getirir. Ancak bu görünmezlik, zaman zaman sağlıkla ilgili kaygıları da beraberinde getirir. Alüminyum birikimi ve bunun olası etkileri tartışılırken, mesele yalnızca biyomedikal bir çerçevede değil, aynı zamanda kültürel pratiklerin, inanç sistemlerinin ve gündelik yaşamın örgüsü içinde de okunabilir. Alüminyum ve İnsan Bedeni: Sadece Biyoloji Değil…
Yorum BırakKazada Sürücü Önemli midir? Konya’da Kafamın İçinde Bitmeyen Tartışma Konya’da rüzgâr bazen öyle sert eser ki, insanın sadece yüzünü değil düşüncelerini de dağıtır. Ben de son zamanlarda tam olarak böyle bir zihinsel dağınıklığın içindeyim. 26 yaşındayım. Bir yanım mühendislik eğitiminin getirdiği analitik bakışla her şeyi hesaplamak istiyor, diğer yanım ise sosyal bilimlerin bıraktığı izlerle insan davranışlarını anlamaya çalışıyor. Son günlerde kafamı en çok kurcalayan soru şu: Kazada sürücü önemli midir? Basit gibi görünen bu soru, zihnimde iki farklı insanı konuşturmaya başladı. Biri içimdeki mühendis, diğeri içimdeki insan tarafı. Ve ikisi çoğu zaman anlaşamıyor. Analitik Bakış: İçimdeki Mühendis Ne Diyor? Herkese…
Yorum Bırakİslam Kelimesinin Anlamı Nedir? Felsefi Bir Sorgulama Üzerinden Varlık, Bilgi ve Etik Bir kelimenin anlamı bazen sözlükteki karşılığından çok daha fazlasını taşır. “İslam kelimesinin anlamı nedir?” sorusu da ilk bakışta dilbilimsel bir açıklama talebi gibi görünse de, aslında etik, epistemoloji ve ontoloji katmanlarına yayılan felsefi bir sorgulamaya açılır. Bir kelime, yalnızca işaret ettiği şeyi değil, aynı zamanda onu nasıl düşündüğümüzü de belirler. İnsan zihni anlam üretirken yalnızca tanımlarla yetinmez; çağrışımlar, deneyimler ve tarihsel birikim de bu sürece dahil olur. Peki bir kavramın anlamı, onu kullanan toplumun düşünme biçimini nasıl şekillendirir? Ve daha önemlisi: bir kelime, insanın varlıkla ilişkisini değiştirebilir mi?…
Yorum BırakCarmen ne demek Latince? Merhaba! Liliapp sayfasının bu haftaki konusu “Carmen ne demek Latince”. Umarız faydalı bulursunuz! Bazı kelimeler vardır, kulağa ilk duyduğunda “bunda bir şey var” dedirtir. Carmen de onlardan biri. Hani bazı insanlar bir isim duyar ve romantize eder ya, Latin kökenli olunca otomatik olarak “derin anlamlı, kadim, mistik” diye paketler. Ama işin gerçeği biraz daha sert, biraz daha düz ve belki de çoğu kişinin romantik beklentisini bozacak kadar net. Carmen ne demek Latince kökeninde? Latince “carmen” kelimesi temel olarak “şarkı”, “şiir”, “ilahî söz” ya da daha geniş anlamıyla “dil ile söylenen ritmik ifade” demek. Ama burada durup…
Yorum BırakGiriş: Hafıza, ilaç ve insan olmanın kırılganlığı Bir odada, zamanı artık çizgisel biçimde takip edemeyen bir insan düşünülür. Aynı soruyu birkaç dakika arayla tekrar sorar: “Bugün hangi gündeyiz?” Bu soruya verilen her yanıt, yalnızca bilgi aktarımı değildir; aynı zamanda insanın kendi varoluşuna dair kırılgan bir köprüdür. Hafıza çözüldükçe, kimlik de çözülür mü? Yoksa kimlik, hatırlamanın ötesinde başka bir zeminde mi yaşar? Bu tür sorular, yalnızca nörolojinin ya da psikiyatrinin değil, felsefenin de alanına girer. Çünkü “Alzaymır hastasına hangi ilaç iyi gelir?” sorusu, yüzeyde tıbbi bir sorgu gibi görünse de, derinlerde etik, epistemolojik ve ontolojik katmanlar taşır. İlaç, yalnızca biyokimyasal bir…
Yorum BırakHangi karbonhidrat yenmemeli? sorusuyla başlayan şehir hayatı Bazı sorular var ki insanı bir anda mutfakla hayatın anlamı arasında sıkıştırıyor. “Hangi karbonhidrat yenmemeli?” de tam olarak öyle bir soru. İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak söylüyorum: Bu soru sadece diyet sorusu değil, aynı zamanda karakter testi gibi bir şey. Sabah Alsancak’ta yürürken bir yandan rüzgâr yüzüme vuruyor, bir yandan kafamın içinde şu cümle dönüyor: “Bugün sağlıklı olacağım.” Sonra üç adım sonra simitçi… Ve hayat tekrar başa sarıyor. Kendime her seferinde aynı şeyi söylüyorum: “Sadece bakacağım.” Ama o “bakma” eylemi genelde 2 dakika içinde “bir tane de peynirli alabilir miyim?” noktasına evriliyor.…
Yorum BırakDoğada Saf Altın Nasıl Bulunur? Varlık, Bilgi ve Ahlak Üzerine Felsefi Bir Yolculuk Bir nehir kıyısında yüründüğünü düşünün: suyun taşıdığı ince tortular arasında ışığa yakalanan küçük bir parıltı görülür. O an, “Bu gerçekten altın mı, yoksa yalnızca bir yanılsama mı?” sorusu zihinde belirir. Aynı soru başka bir düzlemde daha yankılanır: “Bir şeyi altın yapan nedir; onun maddesi mi, ona yüklenen değer mi, yoksa onu “altın” olarak bilme biçimimiz mi?” Bu soru yalnızca jeolojiye değil; etik, epistemoloji ve ontolojiye uzanır. Çünkü doğada saf altın aramak, aynı zamanda insanın “doğayı nasıl kavradığına” dair bir sınavdır. Doğada Saf Altın: Fiziksel Gerçeklik ve Ontolojik…
Yorum Bırak